GAME ARENA

oyundan daha fazlası

GTA 5

GTA 5’in girişi, serinin diğer oyunlarından bir hayli farklı olmuş. Yani oyun farkını daha giriş kısmından belli ediyor diyebilirim. GTA serisinin diğer oyunlarını oynayanların da bileceği üzere, klasik olarak şehrin bir köşesinde oyuna başlar, altımızdaki araba ile bize belirtilen noktaya giderdik

GTA 5 ise, oyunun hikayesiyle direk bağlantılı olan bir banka soygunu sahnesiyle start alıyor. Bu banka soygunu esnasında oyun boyunca kullanacağımız temel dinamikleri de öğrenmiş oluyoruz. Yani oyunun bu kısmı için basit bir tutarial modu dersek, sanırım pekte yanılmış olmayız.

Bu banka soygunu esnasında, siper alıp ateş etmeyi, araç kullanmayı, karakterler arası geçişler yapmayı ve benzeri dinamikleri öğreniyoruz. Bölümün sonunda ise zaman hızla akıyor ve kendimizi bir anda Los Santos’ta bir psikolog terapisinde buluyoruz.

GTA 5’te serinin diğer oyunlarından farklı olarak hikayeye yön vereceğimiz üç farklı ana karakterimiz bulunuyor. Bu karakterlerimizin isimleri ise Micheal, Trevor ve Franklin.

Oyunun başlarında hemen üç karakteri birden kontrol etme imkanımız bulunmuyor. Bize verilen görevleri yerine getirdikçe diğer iki karakter de oyuna dahil oluyor.

Şöyle ki, oyunun ilk başlarında (banka görevini saymazsak) sadece Franklin’i kontrol edebiliyoruz. Franklin’le birkaç görev yaptıktan sonra Micheal oyuna dahil oluyor. Oyunda biraz daha ilerledikten sonra ise Trevor’u da takıma dahil ederek süper üçlüyü tamamlamış oluyoruz.

Sağlam bir hikaye kurgusu

Rockstar çalışanları, karakterlerin oyuna dahil olma sürecini, hikayeye son derece uyumlu bir şekilde bağlamışlar. Yani karakterlerin hiç biri gökten zembille inmiş edasıyla oyuna dahil olmuyor.

GTA 5, sağlam bir ana hikayeye sahip. Oyundaki ana hikayenin asıl kahramanları ise Micheal ve Trevor diyebilirim.

Yazımın başlarında da belirttiğim gibi GTA 5 bir banka soygunuyla başlıyor. Bu banka soygununu gerçekleştiren ekip arasında, Micheal ve Trevor’da bulunuyor. Banka soygunu esnasında yaşanan koşuşturmada Micheal ve Trevor’un yanındaki diğer elemanlar ölüyor.

Polislerin Micheal ve Trevor’u köşeye sıkıştırması esnasında Micheal olay yerinde vurularak yere düşüyor. Trevor ise o karmaşa esnasında çatışma mahallinden uzaklaşıyor.

Sonrasında ise aradan seneler geçiyor ve kendimizi Los Santos’ta Micheal’i izlerken buluyoruz. O arada aklınıza bu adam az önce vurulup ölmemişmiydi, nasıl oldu da bu kadar para pul sahibi olarak karşımıza çıktı gibisinden sorular gelebilir.

Oyunun ilerleyen kısımlarında bu sorularınızın hepsine cevap bulacaksınız. Fakat ben yine de bazı kısımları şimdiden aydınlatayım. Micheal banka soygunundan sonra bazı kesimlerle, belirli anlaşmalar yaparak hem koruma, hem de hatırı sayılır bir servetin sahibi oluyor. Micheal’i öldüğünü sanan Trevor ise, onun yaşadığını öğreniyor ve ilk uçakla Los Santos’un yolunu tutuyor.

Frankin ise bu olaylardan bir haber, Los Santos’ta araba hırsızlığı üzerine ihtisas yapan bir delikanlı olarak karşımıza çıkıyor. Fakat bir iş esnasında, Micheal’ın tuzağına düşüyor ve bu noktadan sonra kendisini ucu belli olmayan bir aksiyon zincirinin ortasında buluveriyor.

Görev yapmak mı? Polislerle dalaşmak mı?

GTA 5’te de GTA serisinin temel mantığı aynen korunmuş. Yani dilerseniz oyunun hikayesinde ilerleyebilme adına haritada beliren görev noktalarından görevler alabilir, dilerseniz de Los Santos’un altını üstüne getirebilirsiniz. Yalnız hemen yeri gelmişken belirteyim. GTA 5’te polislerden kurtulmak, serinin diğer oyunlarında olduğu kadar kolay değil.

Los Santos’a adımınızı atar atmaz sizleri tanıdık bir dünya karşılıyor. Bu dünyanın gözünüze bu denli tanıdık gelmesinin en büyük nedeni ise Los Santos şehrindeki araçlar.

Bilindiği üzere Rockstar, GTA oyunlarında lisanslı araçlara yer vermiyor. Hatta bu seneye kadar yayınlanan GTA oyunlarında, gerçek hayattaki araçlara benzeyen arabalar bile göremiyorduk.

GTA 5’te serinin diğer oyunlarında olduğu gibi yine lisanslı araçlar bulunmuyor. Fakat bu sefer büyük bir farklılık mevcut. Oyundaki arabaların markaları her ne kadar sallamasyon olsa da, bir çok arabanın gerçek hayattaki hangi modelden alıntı olduğunu anlayabiliyorsunuz.

Yani özetlemek gerekirse, Rockstar, gerçek hayattaki arabaları almış, oyuna birebir aktarmış, daha sonra ise onlara kendi kafasından uydurduğu marka ve modelleri etiketlemiş.

Konforlu yolculuk, rahat sürüş

Söz arabalardan daha doğrusu araçlardan açılmışken sürüş dinamiklerine de bir değinelim. GTA 5’te son derece tutarlı sürüş dinamikleri mevcut. Yani aracı kontrol ederken o kadar da zorlanmıyorsunuz. Her aracın kendine has bir sürüş dinamiğinin olduğunu da belirtelim.

Örneğin spor bir araba ile, normal bir arabanın sürüşü birbirlerinden bir hayli farklı. Ama yine de genel anlamda bakıldığında, GTA 5’te araba sürmek, simülasyon tarzı bir araba yarışı oyununda araba sürmekten çok daha kolay.

GTA 5’te, gerçek hayatta sürebileceğiniz, aklına hangi araç geliyorsa kullanabilme imkanına sahibiz. Bunlar arasında, uçaklar, arabalar, motorlar, deniz botları, deniz altılar gibi geniş bir araç yelpazesi mevcut.

Örneğin görev yapmaktan canımız sıkıldığında gidip bowling oynayabiliyor, arkadaşlarımızla tenis maçı yapabiliyor, arcade makinelerinde video oyunları oynayabiliyor ve gidip alış veriş yapabiliyoruz. Kısacası GTA 5’te bu saydıklarımdan çok daha fazlası sizleri bekliyor.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın